Gerçek suç (true crime) dünyasında bazı hikayeler vardır ki, Hollywood senaristleri tarafından kaleme alınsa "Bu kadarı olmaz, iyice abartmışlar" tepkisiyle karşılaşır. Fakat, New Yorklu milyarder Robert Durst'un hikayesi tam olarak böyle bir vaka. Paranın, gücün ve aklın doğru şekilde seknorize edilmesiyle, ceza yargılamasındaki açıkları kullanarak adaletten nasıl yıllar boyu kaçabildiğini, ancak kibri ve küçük bir hatası ile tüm bu mücadelesini nasıl yerle bir ettiğini kanıtlayan tüyler ürpertici gerçek bir serüven.
Robert Durst dosyasındaki ütopyaları değil, gerçekleri masaya yatırıyoruz.
Karanlık Bir Geçmiş ve Üç Ceset
Robert Durst'un hayatının zirvedeki dönemi, üç büyük ve şüpheli suçun/olayın gölgesi altında geçti.
İlk olay, Ocak 1982'de gerçekleşti. Durst'un eşi Kathie'nin ilginç bir şekilde ortadan kaybolmasıydı. Kathie tıp fakültesinde öğrenciydi. Her şey yolunda gider iken bir anda sırra kadem bastı. İkinci olay, yaklaşık 18 yıl sonra yani Aralık 2000'de Los Angeles'te baş gösterdi. Kendi evinde infaz edilmiş şekilde vurularak öldürülen, Durst'un uzun yıllardır en yakın sırdaşı olan bilinen Susan Berman, dikkat çekici bir cinayetti. Araştırmacılar Berman'ın, Durst'un eşi Kathie'nin kayboluşuyla ilgili polisin yeniden başlattığı soruşturma kapsamında konuşmasından korkulduğu için susturulduğu düşünülüyordu.
Üçüncü ve belki de en tuhaf olay ise 2001 yılında Teksas'ta yaşandı. Bu sefer Durst'un komşusu Morris Black hunharca öldürülmüş ve cesedi parçalara ayrılarak Galveston Körfezi'ne atılmıştı. İlginçlikler burada başladı. Durst, dilsiz bir kadın kılığında saklanırken yakalandı, ancak mahkemede kendini savunduğunu iddia ederek inanılmaz bir şekilde bu cinayet suçlamasından beraat etmeyi başardı.
On yıllar boyunca şüpheli sıfatıyla dolaşmasına rağmen, Durst bir türlü demir parmaklıklar ardına gönderilemedi. Ta ki kibri devreye girene kadar.
"The Jinx" Belgeseli ve Daralan Çember
Eğer hiçbir şey yapmasaydı, Robert Durst muhtemelen hayatının sonuna kadar özgür ve zengin bir adam olarak yaşayacaktı. Ancak 2015 yılında bir dijtal platform olan HBO'da yayınlanacak Robert Durst'un Hayatı ve Ölümleri adlı altı bölümlük belgesel için yönetmen Andrew Jarecki ile röportaj yapmayı kabul etmesi ile sonun başlangıcını kabul ettiğinin farkında değildi. Kendisine ve zekasına o kadar güveniyordu ki, kameralar önünde tam olarak aklanabileceğini düşünmüş olmalıydı.
Aslında her şey normal seyrinde ve Durst'un istediği gibi ilerliyordu. Ne zaman ki o not meselesi açıldı, Durst kendi sonuna giden kapıyı çaldığının farkında değildi.
Belgesel ekibi, çekimler sırasında inanılmaz bir delile ulaştı: Durst'un yazısıyla, Susan Berman'ın katili tarafından polise gönderilen ve üzerinde sadece Berman'ın adresi ile "ceset" (cadaver) yazan anonim notun el yazısı birbirinin kopyasıydı. Her iki notta da "Beverley Hills" kelimesi aynı harf hatasıyla ("Beverley" şeklinde) yazılmıştı.
Tuvaletteki İtiraf: "Hepsini Öldürdüm, Tabii Ki"
Belgeselin son bölümü için Jarecki, Durst'u ikinci kez röportaja ikna etti. Röportaj sırasında bu iki el yazısı kanıtı önüne konduğunda Durst gözle görülür şekilde gerildi, ancak cinayeti yine de inkar etti. Belki de o an, tüm bu süreçte oluşturduğu sağlam savunmasındaki surlarının sağlamlığından güç alıyordu.
Röportaj bittiğinde Durst tuvalete gitmek için izin istedi. Tuvalete gider iken elleri titriyor muydu bilinmez ama tuvalete, ihtiyaçtan değil, kendisi ile hesaplaşmaya gittiğini hiç kimse tahmin edemezdi.
Durst, kendi hayatı için tarihi hatayı, tam da tuvalette yaptı: Yakasındaki küçük mikrofonu açık unutmuştu. Tuvalette kendiyle hesaplaşır bir şekilde mırıldanmaya başladı ve mikrofon bu fısıltıları saniye saniye kaydetti:
"İşte yakalandın... Ne yaptım ben? Hepsini öldürdüm, tabii ki." ("What the hell did I do? Killed them all, of course.")
Durst'un yıllarca süren, bir kanaviçe işler gibi titizlikle oluşturduğu masumiyet kalesinin surları, açık unutulan bir mikrofonla bir anda yıkıldı.
Son Perde
Bu tüyler ürpertici itirafın yer aldığı belgeselin final bölümü yayınlanmadan sadece bir gün önce, 14 Mart 2015'te, Robert Durst New Orleans'ta Susan Berman cinayeti suçlamasıyla tutuklandı.
2021 yılında görülen Berman cinayeti davasında Durst, yıllarca reddettiği o meşhur "ceset" (cadaver) notunu kendisinin yazdığını itiraf etmek zorunda kaldı. Eylül 2021'de cinayetten suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bu mahkumiyetten kısa bir süre sonra da hapishanede hayatını kaybetti.
Adalet geç gelmişti. Hatta adalet, aslında pek de profesyonel olmayan ancak oluşturduğu sağlam bir savunma ekibiyle (hukukçular, medya, bilirkişiler, alanında uzman heyetler vs.) Durst tarafından "kör" edilmişti.
"Tuvalette gelen itiraf" çoğu kişi tarafından "ilahi adaletin şaşmazlığı" olarak yorumlandı. "Tanrı, pis bir insanı en pis yerde itirafa zorladı" benzeri görüşler, sosyal medyada en çok beğenilen ve paylaşılan postlarda üst sıralarda yerini aldı.
İlahi adaletin yanında, görünen net başka bir şey daha vardı: Aklın en büyük düşmanı, kibirdi. Durst, anayasal bir hakkı olan "savunma hakkı"nın nimetlerinden, aklını kullanarak oluşturduğu "savunma ekibi" ile tam olarak faydalanmıştı. Ancak (kendine güveninin değil) kibrinin etkisiyle, aklı ile elde ettiği tüm kazanımları, bir anda kaybetti. Kibri, aklının önüne geçti ve kaçınılmaz son ile vuslat oldu.
Kaynaklar:
en.wikipedia.org/wiki/Robert_Durst
projects.news12.com/the-robert-and-kathie-durst-story/
www.theguardian.com/us-news/2015/mar/16/the-jinx-makers-robert-durst-evidence
www.aarp.org/entertainment/television/the-jinx-part-two-robert-durst/
en.wikipedia.org/wiki/The_Jinx_(TV_series)